Tarihin Sonu mu

Ertan Özensel, Mustafa Aydın

Olayları belli teoriler eşliğinde okumak veya gerçekleşen olayların gözlem ve değerlendirmesinden rafine edilmiş teorilere ulaşmak sosyal bilimci olarak işimiz.

Körfez Savaşı’nı izleyen zamanlarda dünyamız yoğun bir ”Yeni Dünya Düzeni” söyleminin bombardımanı altına girdi. Bu bombardıman bir çok entelektüel veye popüler ilgiyi harekete geçirdi. İlk bakışta bu söylemin en önemli işlevi ABD’nin dünya egemenliğini pekiştirmekten başka bir şey olarak görünmemekle birlikte kendisine eşlik eden tartışmalar, bazen en derin entelektüel mevzuların bile iktidar ideolojisi açısından ne kadar işlevsel kılınabileceğinin en önemli gösterisini sunuyorlardı.

Nitekim, doğrudan ABD’nin Körfez’e müdahelesini meşrulaştırma sonucu olan bir ”yeni dünya düzeni” söylemi, Hegel’in yaklaşık bir yüzyıl özgürleşmenin muhtemel yollarına ışık tutmuş diyalektiği bir anda, yine Hegel’in icazetine dayanarak sona erdirmiş oluyordu. Francis Fukuyama’nın ”Tarihin Sonu” tezinde gündeme getirilen, Hegel’in diyalektiğinin sona erebilme ihtimali aslında Hegel felsefesinin mantıksal sonuçları açısından ihtimal dışı değildi. Fukuyama’nın Tarihin Sonu tezi, aslında sonuçta, modernleşme tarihi boyunca örneklerine çok sık rastladığımız, birilerine cennet, birilerine cehennem vaadeden bir eskatolojiden başkasına işaret etmiyordu. Birilerine cennet, başka birilerine cennet olan bir dünyanınsa (dini bir ahiret dünyası) ne diyalektiğin, dolayısıyla ne de tarihinin bitemeyeceği açık bir gerçektir.

Nitekim daha sonra dünyanın değişik yerlerinde bu cennet ve cehennem tevziatına yapılan itirazların ortaya çıkardığı yeni milliyetçilik dalgaları, yaşadığımız sürecin bir tarih sonundan ziyade kalıcı fay hatlarına oturan tarihin her döneminde ortaya çıkabilecek bir medeniyetler çatışmasına daha yakın olduğunu gösterdi. Huntington’ın Medeniyetler Çatışması tezi, bu yüzden, Fukuyama’nın Tarihin Sonu tezine uygun bir cevap olarak algılanmakta gecikmedi. 11 Eylül hadisesinin ardından gelişen olaylar ve Afganistan’daki savaş vesilesiyle gerek ”Medeniyetler Çatışması” tezi gerekse ”Tarihin Sonu” tezi yeni bir perspektifte görülmeye başlandı. Daha önce Huntington’un cevabi makalesinin dünyada ve Türkiye’deki yankılarının bir derlemesi olarak Vadi Yayınları’nca yayımlanan ‘Medeniyetler Çatışması’nı tamamlayıcı özelliği de olan bu derleme, Fukuyama’nın makalesinin yanı sıra, bu makaleye dünyadan ve Türkiye’den farklı yazarların verdiği cevapları içeriyor.

Ertan Özensel

Mustafa Aydın

Mustafa Aydın, 1950 yılında Konya Hadim ilçesi, Dedemli Kasabasında doğdu. İlk ve Orta öğretimini Konya’da, yüksek öğrenimini ise Konya İlahiyat Fakültesi’nde tamamladı. İki yıl İstanbul’da basında çalıştı. 1980 yılında Konya Akşam Orta Okulu’na öğretmen olarak tayin oldu. 1985 Eylülünde Selçuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’ne öğretim görevlisi olarak geçti. 1991 Eylülünde de Kurumlar Sosyolojisi alanına ait olan Din sosyolojisinde doktorasını bitirdi. Doktora Tezi olan ”İlk Dönem İslam Toplumunun Şekillenişi” kitap olarak yayımlandı. (Pınar Yayınları, 1992). 1992 Şubatında, Kurumlar Sosyolojisi dalında yardımcı doçent oldu.

Mustafa Aydın’ın Umran, Bilgi ve Hikmet, Tezkire gibi dergilerde yayımlanmış bir çok makalesi bulunmaktadır.

Mustafa Aydın, evli ve üç çocuk babasıdır.


Sayfa Sayısı: 352

Baskı Yılı: 2005

Dili: Türkçe

Yayınevi: Vadi Yayınları

ISBN: 9789757726968

"Tarih" Tüm Kitaplar