Memleket Çocuğu

Zeki Mesud Alsan

Gerek Devletler Umumi Hukuku'na dair eserleri ve Mülkiye ile Hukuk Fakültesi'ndeki hocalığı ve gerekse dört devre devam eden mebusluğu esnasındaki çalışmaları...

Aydın’da doğan ve çocukluk senelerini geçirdiği bu şehir ve çocukluğu hakkında rakipsiz eserini yazan Zeki Mesud’un Mustafa’nın Romanı-Memleket Çocuğu isimli kitabı ilk baskısından altmış sene sonra yeniden basıldı.

Zevkle okunmasının yanı sıra kitap aynı zamanda bir Anadolu şehrinin bir asır evvelki hayatının kelimelerle yapılmış muhteşem bir tasviridir. Türk şehrinin günlük yaşayışı, müslim-gayrimüslim komşuluğu, devlet-halk münasebetleri hakkında çok kıymetli bilgiler ihtiva etmektedir.

Birçok Türkler gibi, Mustafa için de Rus-Japon Harbi adeta bir Rus-Türk harbi mahiyetini almıştı. Herkes bunu kendi memleketinin harbi imiş gibi büyük bir alaka ile takip ediyordu.

O derece ki Japonya, Müslümanların hiç olmazsa Türk Müslümanların, öçlerini alan ve kendilerini sevindiren bir müttefiki haline girdi.

Mustafa bu zaferlerden sevinç ve heyecanla bahsederken, aynı duyguları Platon ve Mikail’de göremeyince kızıyordu. Bir gün onlara sordu:
-Siz Rusların mağlup olmasını istemiyor musunuz?
Mikail daha evvel cevap verdi:
-Bu muharebeden bize ne? Hem Japonları neden Ruslara tercih edelim? Bunlar sarı ırktan cüce gibi insanlardır. Hangi Allah’a taptıkları belli değil.
Mustafa bu cevaba kanmadı ve suali açtı:
-Ruslar bizim düşmanımızdır, onları ezenler, bizim dostumuz sayılır. Elbette Japonları, Ruslara tercih edeceğiz. Ve hatta onları seveceğiz.
Bu defa Platon atladı:
-Siz Müslümanlar öyle düşünebilirsiniz. Biz Hristiyanlar da sizin fikrinizde olmayabiliriz. Ruslar bizim düşmanımız değil. Osmanlılar şimdi Ruslarla muharebe etmiyorlar ki.

Mustafa, kendisi ile Platon ve Mikail arasındaki duygu ve düşünce farkının bu kadar büyük olduğunu görünce, anlaşma imkanının bulunmadığını sezdi. Ve münakaşayı daha fazla uzatmaya lüzum görmedi. Osmanlı Devleti kendisine istediği kadar, Osmanlı desin, Türklerden başka öteki Osmanlıların bu devletin mukadderatına, istikbaline alakaları, ancak menfi mahiyette idi. Onlar kendilerini Osmanlı tebaası bulmuşlar ve Osmanlı Devleti’ne bağlılıklarını ancak bunun icap ettirdiği asgari hadde indirmişlerdi.

Bütün bu fısıltılar, sezişler, duygular, şimdi Mustafa’nın benliğini daha ziyade kavrıyor ve devletin istikbaline bağlı olan kendi istikbalini de doğrudan doğruya alakalandırıyordu. Mustafa artık hissediyordu ki, o yalnız gençlik ümitlerinin heyecanı içinde değil, bir de memleketinin ve devletinin istikbali endişesiyle yüklü olarak hayatta yol almak mevkiinde bulunuyordu.

Zeki Mesud Alsan
Zeki Mesud Alsan

Zeki Mesud Alsan, 1889’da Aydın’da doğdu. Aydın ve İzmir’de çocukluk ve gençlik dönemini geçirdi. Roman formunda yazılmış olmasına rağmen tarihi bir belge niteliğindeki ”Mustafa’nın Romanı – MEMLEKET ÇOCUĞU” isimli eseri bu dönemini anlatır. II.Meşrutiyet’in ilan edildiği fırtınalı günleri Mülkiye’de okurken yaşadı. 1910-1913 yılları arasında Paris’te Ecole Libre des Sciences Politiques tahsil etti. Maliye Bakanlığı’nda bir süre çalıştı. Galatasaray Lisesi Müdür-saniliği ve Avrupa Türk talebe müfettişliği görevlerinde bulundu. Mülkiye Mektebi’nin müdürlüğünü yaptığı esnada (1927) Edirne Milletvekili seçildi. 1943 yılına kadar milletvekili kaldı. Ali Fuad Başgil’in halefi olarak İstanbul Mülkiye’ye Devletler Umumi Hukuki Profesörü olarak döndü. Zeki Mesud Alsan çok çeşitli ve başarılı görevleri layıkıyla yerine getirmiş olarak 24 Eylül 1984’de vefat etti.


Sayfa Sayısı: 256

Baskı Yılı: 2002

Dili: Türkçe

Yayınevi: Vadi Yayınları

ISBN: 9789756768419

"Anı" Tüm Kitaplar